AK PARTİ İFTARDA BULUŞTU

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 4 dk
visibility 27
update 21:27
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
AK PARTİ İFTARDA BULUŞTU
  AK PARTİ İFTARDA BULUŞTU Yozgat'ta Yimpaş Avm. Ak Parti Merkez teşkilatının vermiş olduğu iftar yemeğine ilçe teşkilatları, belediye başkanları, milletvekilleri ve Yozgat Milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve bir  çok partili katıldı.   KİMDEN YANASINIZ   Yemekte konuşan Yozgat Milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Bu gün yakınımızda ve uzağımızda dünyamızın pek çok yerinde arzu edilmedik hadiseler yaşanıyor. Bu gün Hama'da, Humus'da, İdlib'te, Halep'te hasılı Suriye'nin dört bir yanıda yeri Kerbalalar adeta yaşanıyor. Bir ülke düşünün ki o ülkenin devlet başkanı silahlarını kendisini var eden ve kendisine güç veren halkının üzerine doğrultmuş, tankları ile, topları ile, uçakları ile kendi insanlarını kendi ülkesinin insanlarını bombalıyor ve onların hayatına son veriyor. Bu bir yönü ile adeta 21. Yüz yılın yeni bir Kebala'sıdır.  Temmuz'un bu sıcağında Ağustos'un hemen başında bir başka Kerbala'yı maalesef yanı başımızda yaşıyoruz. Suriye'de yaşanan bu olaylara sessiz kalanlar, bu hadiseyi engellemek için ellerinde güç  olup da bunu kullanmayanlar ve buradaki katliama seyirci kalanlar bu Kerbala'lardan dolayı  mesuliyetten kurtulamazlar. Onların mesuliyeti vardır ve bu mesuliyetin hesabını da hem tarihe hem de Allah'a vermek zorunda kalacaklardır.  Türkiye, Suriye'de yaşananlara karşı ilkeli bir tavır almış insani ve ahlaki ve hakkaniyetten yana bir tavırla politikalarını ortaya koymuştur. Hükümetimiz haklının yanında yer almış haksızın karşısında durmuş, mazlumun yanında yer almış zalimin karşısında sesini yükseltmiş ve orada yaşanan ölümlere karşı bu ölümleri gerçekleştiren yöneticilere karşı tavrını koymuştur. Her zaman olduğu gibi hakkın sesi haklının sesi mazlumun sesi olmuştur. Bundan sonra da aynı tavrını sürdürmeye devam edecektir. Maalesef bu gün Türkiye'nin bu tavrından içerde ve dışarıda rahatsız olanlar var. İnsanlar ölürken öldürülürken Türkiye'nin sessiz kalmasını isteyenler var. Bin değil 5 bin değil, 20 bin ölü sayısını geçmişken ve her gün mübarek Ramazan ayına rağmen yüzlerce insan haksız yere öldürülmeye devam ederken Türkiye'nin susmasını bekleyenler, Türkiye'nin tavrından rahatsız olanlar şunu bilmedirler ki Türkiye hiçbir zaman hem yanı başında hem de başka bir yerde haksızlık olduğu zaman susmamıştır. Bundan sonra da haksızlık olduğu zaman susmayacaktır. Bir zalim olduğu zaman onun karşısında susmamıştır bundan sonra da zalimlerin oldukları yerlerde yine susmayacaktır, sesini haktan ve haklıdan yana olmak kaydıyla yükseltmeye ve mazlumun yanında yer almaya devam edecektir. Suriye üzerine hesap yapanlar ne kadar hesap yaparlarsa yapsınlar yaptıkları hesaplar yanlış. Çünkü büyük bir yangın çıkmış ve bu yangında insanlar cayır cayır yanarken orada birilerinin oturup artı eksi hesabı yapması onları sorumluluktan kurtarmaz aksine sorumluluklarını artırır mesuliyetlerini artırır. İnsanlar ölürken öldürülürken ülkelerde insanlar da hesap yapmamalı, bu öldürme faaliyetine son verecek adımı beraber atmalıdır.     HERKESİN TAVRINI KOYMASI LAZIM    Vaktiyle 1995 yılında Bosna'da hatırlarsanız orada büyük bir soykırım yaşanmış bir günün içerisinde 8 binden fazla insan katledilmiştir. Soykırımı tabi tutulmuştu. O zaman da Türkiye sesini yükseltmişti. Ne den hareket geçilmiyor demişti, daha kaç kişi ölecek demişti, Bosna-Hersek'teki olaylar çerçevesinde 200 bin kişi o dönemde hayıtını kaybetmiş. Sadece 8 binden fazla insan 1995'in 11 Temmuz'un da hayatını kaybetmiş ondan sonra Birleşmiş Milletler harekete geçebilmişti. Maalesef şimdi yeni Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri  Ban Ki-Moon özür diliyor Birleşmiş Milletler adına 20 sene sonra. Eğer Birleşmiş Milletler vaktiyle hareket etseydi atması gereken adımları atsaydı engel olması gereken ölümlere engel olma gücü varken engel olabilseydi bu özre gerek kalmazdı. Bu gün Suriye'de bin kişi öldüğünde, 10 bin kişi öldüğünde, 15 bin kişi öldüğünde hala bekleyenler hala hesap yapanlar hala şöyle böyle diyenler umarım yarın özür dilemek zorunda kalmazlar. Çünkü vicdanı olanların bu ölümleri kaldırması mümkün değil. Kafasını yastığına koyup rahat uyuya bilmesi mümkün değil. Bu gün Halep bombalanırken Suriye'nin dört bir yanı bombalanırken birilerinin huzur içerisinde ben rahatım diye biliyorlarsa orada vicdani sıkıntılar var demekti, başka problemler var demektir. Dışarıda hesap yapalar varda içerde hesap yapanlar yok mu? Maalesef ülkemizde de hesap yapanlar var. Şimdi bundan dolayı hükümet bir zarar görsün aman Suriye'deki işler çıkmaza girsin orada şöyle şöyle hadiseler olsun da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bundan zarar görsün biz de bu zarar üzerine siyasetimizi bina edelim diyen insanlar var. Bakın Türkiye'nin ana muhalefet partisinin sayın genel başkanı konuşmalar yapıyor, değerlendirmeler yapıyor. Bu değerlendirmeleri dinlediğimiz zaman Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin değerlendirmeleri ile mi paralel yoksa Suriye'nin zalim yönetiminin Beşer Esad'ın değerlendirmeleri ile mi paralel ona bakmak lazım. Onun için ben buradan bir kez daha Sayın Kılıçdaroğlu'na Yozgat'tan soruyorum;   “Sayın Kılıçdaroğlu siz kimden yanasınız, haktan yana mısınız yoksa haksızdan yana mısınız. Mazlumdan yana mısınız yoksa zalimden yana mısınız. Türkiye'den yana mısınız yoksa Suriye'den yana mısınız. Sahi siz kimden yanasınız. Ben kimden yana olduğunuzu yorumlara açık kapı bırakmayacak şekilde izah edin. Çünkü bu izaha senin ihtiyacın var, bu millet sizi takip ediyor, kimden yana olduğunuz konusunda tereddüdü var.”  Benim de tereddüdüm var, Suriye'nin zalim yönetimine karşı böylesine candan destek verilmesini anlamakta işin doğrusu zorlandığımı ifade etmek istiyorum. Türkiye'deki insanlar, siyasi partiler,  hükümet ölümden yana öldürmeden yana hiçbir zaman olmadı, zalimden yana hiçbir zaman olmadı bundan sonra da olmayacaktır, umarım Sayın Kılıçdaroğlu bu noktada bir istisna oluşturmaz. Ayrıca Barış ve Demokrasi Partisi de tutum ve tavırları itibari ile kimde yana olduğunu onun da iyi ortaya koyması lazım, açıklaması lazım. Türkiye'den yana mı Suriye'den yana mı haktan yana mı haksızdan yana mı zalimden yana mı Mazlumdan yana mı buradan herkesin tavrını ortaya koyması lazım" dedi.          

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!