Akp İktidara Geldiğinde 60 Bin Hükümlü Vardı Bu Gün 153 Bin Hükümlü Var

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 7 dk
visibility 20
update 08:50
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
Akp İktidara Geldiğinde 60 Bin Hükümlü Vardı Bu Gün 153 Bin Hükümlü Var
Saadet Partisi İl Divan kurulu toplantısına katılmak için Yozgat'a gelen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İsmail Akkiraz, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak AKP iktidarına yüklendi. SEN BU MİLLETE ETEÐİYLE BAŞINI ÖRTTÜRDÜN AMA AŞAÐISINI AÇIK BIRAKTIN Akkiraz partisinin il başkanlığı binasında yaptığı açıklamada; “Deniliyor ki ne istiyorsunuz bak başörtüsünü serbest bıraktı orta okulda vesaire, hayat bir bütündür İslam ahlakı bir bütündür, ahlak bir bütündür, siz başörtüsünü verdiniz ama hanımlarımızın edebini, iffetiniz, hayasını ve eteğini elinden aldınız. Başörtüsünü verdin ama etekler kısaldı. “Sen bu millete eteğiyle başını örttürdün ama aşağısını açık bıraktın.”Millet olarak doğru analizlerle, doğru neticelere girmek durumundayız” dedi. HÜKÜMET İMF'YE BORCUMUZ YOK DİYOR 2015 YILI BÜTÇESİNE 54 MİLYAR FAİZ GİDERİ KOYDU Akkiraz konuşmasının devamında; “Bunlar doğru ekonomik anlayıştan yanlış ekonomik anlayışa kaydılar. Tarihi süreç içerisinde Türkiye. Emek merkezli bir eğitim ve üretim anlayışında rant ve faiz merkezli bir üretim tüketim ekonomik anlayışa kaydı. 2015 yılı bütçesi yapılacak, mecliste müzakere ediliyor. AKP iktidarı diyor ki İMF'ye borcumuz kalmadı. Doğrudur İMF'ye borcunuz devede kulaktı ödedin. Ama Türkiye 2015 yılı bütçesine 54 milyar TL faiz gideri koydu borcun yoksa bu faiz giderinin izahatı ney . Yav sen hem borcum yok diyorsun hem de benim gözümün içine baka baka 2015 yılında sen oluşturduğun bütçeye 54 milyar TL faiz gideri koyuyorsun. Bu ekonomik anlayışla ranta dayalı faize dayalı ekonomik modelle bir ülkenin refaha kavuşması mümkün değil. AKP maalesef böyle bir ekonomik modeli birileri adına yürütüyor. Milleti daha fazla soymanın vasıtası olarak ha bire eski defterleri karıştırıyor olmadık yerlerden olmadık şeyler çıkartarak vatandaşa yüklediği borçları güç ve elindeki iktidar gücünü kullanarak rızayla alamazsa maaşlarına haciz koyuyor oradan tahsilat yoluna gidiyor. Bu vatandaşta maalesef buna rıza gösteriyor. Bu kötü gidişattan milletimizin kurtulması için bize büyük görev düşüyor. Bu gün vatandaş borçlu kredi kartı (ev ihtiyaç kredileri üzerinden) vatandaşın bankalara toplam 300 milyar dolar borcunun olduğu söyleniyor. AKP İKTİDARA GELDİÐİNDE HÜKÜMLÜ VE YÜKÜMLÜ SAYISI 60 BİN İKEN BU GÜN 153 BİN OLDU Kurumlar borçlu Türkiye de kurumlar dediğimiz zaman belediyeler borç batağı içinde Karadeniz de bir ilçede daha önce AKP'li belediye başkanı tarafından idare edilen bir belediyede başkan değişikliği oldu şimdiki başkan borçlardan şikayet ediyor. Diyor ki bu belediyeyi borçtan batırmışlar. Başkana dedim ki niye şikayet ediyorsun batıran sen değimlisin? Ben değilim dedi. Yav AKP değil mi? Sende AKP değimlisin? O zaman susuyor.  Şimdi şikayet ediyor. Borç batağı borçlu almışız diye. Kurumlar borçlandırmışlar devlette borçlu. Borca dayalı bir para sistemiyle işi yürütmeye çalışıyorlar. Dünyada parayla para kazanmanın en karlı olduğu ülkeler sıralamasında Brezilya'dan sonra Türkiye ikinci sırada. Politik faizler geçtiğimiz aylar itibariyle 9.8 civarında politik faizler. Bu Brezilya'da yüzde 13 civarında olduğu söyleniyor. Şimdi siz paranız var Türkiye'ye yatırıyorsunuz Amerika da bu parayı faize yatırsanız binde 5 gelir getirirken Türkiye'de bu parayı faize yatırdığınız zaman yüzde 10 gelir getiriyorsunuz. Dolayısıyla siz daha karlı yere parayı aktarmaz mısınız? Vatandaş borçlu, kurumlar borçlu, devlet borçlu. Pekala, bu borcu önlemek için ne yapılıyor? Bu borcu ödemek için iki yol takip ediliyor. Bir yeniden borçlanmak, iki devletin neyi var neyi yok bunu hazat mezat satmak. Bu gidişatında sonu yok. Netice itibariyle büyük bir felakete doğru gidiyoruz. Önlemenin yolu nedir? Üretim yapmaktır ve israfı önlemektir. Faiz bir israftır, hasız vergiler bir israftır, tüketim çılgınlığını körüklemek bir israftır. Devletin bire yaptıracağı şeyi beşe yaptırması bir israftır. Ak Saray bir israftır. Bir takım binalar restore ediliyor bire yapılırken yandaşlara beşe ihale ediliyor bu mantıkta bir israftır. Siz vatandaşı ne zamana kadar soyacaksınız, ne zamana kadar trafik cezaları üzerinden bu bütçenin açığını örteceksiniz? Ne zamana kadar? Elinizde bir millet var bu milletinde canını aldıktan sonra siz bu açıklarınızı hiçbir şeyle kapatamazsınız.  AKP yetkilileri diyor ki; “İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın” pekala ey AKP yetkilileri siz insanı yaşatmak için ne yapıyorsunuz ahlaken çökertiyorsunuz. Türkiye bir istatistik verelim, bunlar adalet sarayları yapıyorlar adına saray demişler ne dağıtıyor bu saraylar adalet mi dağıtıyor? Bunlar iktidara geldiğinde hükümlü ve yükümlü sayısı 60 binken şuan itibariyle 153 bin seviyesine çıkmış. Sen bu milleti daha fazla suç işler hale getirmişsin, ahlaken çökertmişsin sabah haberleri izlerken bir televizyon kanalında diyor ki madde bağımlılığı ortaokula kadar indi ne tedbir alıyorsun? Polisiye tedbirlerle bunlar önlenmez. Başka ne yapıyorsun sen hastane yapıyorsun. Ha bire hastane yapılıyor, bu hastaneler ne işe yarıyor hastalık üzerinden bir ticari sektör haline getiriyor. Onun için şimdi hastalıklar azalmıyor çoğalıyor. Özel yöntemlerle sağlığına dikkat eden adamlar daha sağlıklı, ömrünü bu hastanelerde geçiren ilaç kullanan, doktora giden, doktorunda yapacağı bir şey yok. Diyor ki günde 120 tane hastaya bakacaksın, 120 hastaya da bakan bir doktor hastasıyla ne kadar ilgilenecek 5 dakika 5 dakikada bu hastanın hastalığıyla oda diyor ki ben buna diyor bir reçete yazayım Allah taktir ederse iyi olur, taktir etmezse yine gelir bir reçete daha yazarım. Ömür böyle geçiyor sen okul yapıyorsun derslik sayısını artırıyorsun ama bizim çocuklarımız daha serseri olarak sokağa çıkıyor. Neden az önce de söyledim sen islamı öğretmiyorsun. İKTİDARIN DIŞ POLİTİKASI AMERİKA'NIN DIŞ POLİTİKA STRATEJİSİNE DAYANAN BİR POLİTİKADIR Türkiye dış politika açısında da doğru olandan yanlışa dümen çevirmiş bir politikalarla idare ediliyor. Bu iktidarın Irak politikası yanlış, Libya politikası yanlış, Mısır politikası yanlış, Suriye politikası yanlış, İşid politikası yanlış. Bunlar bir teskere çıkarttılar. Bu iktidarın eğit donat projesi de yanlış. Şimdi başbakan Avustralya'ya gitti orada bir toplantı var D20'ler toplandı ordada bu günkü gazetelerde okudum orada diyor ki; “Amerika çark etti bizim görüşlerimize geldi”         Türkiye Cumhuriyet'i iktidarının bu günkü iktidarının dış politikası Amerika Birleşik Devletlerinin dış politika stratejilerine dayanan bir politikadır. Bu politikadan hayır gelmez. Amerika Birleşik Devletleri büyük İsrail'i kurmak için yemin etmiş, haritalar çizmiş, bu haritaları da gün be gün uyguluyor. Bölgede kendi güçleriyle savaşmıyor oluşturduğu müslümanım diyen topluluklar vasıtasıyla savaşıyor. Ya Müslüman devletleri bir biriyle savaştırıyor, ya Müslüman toplulukları bir birleriyle savaştırıyor. İki türlü savaş var bir silahlı savaş Suriye'de, Irak'ta, Afganistan'da Libya'da vs. Libya da bu gün 20 tane gurup birbiriyle savaşıyor. Her tarafı bölüyor parçalıyor. Müslümanları bir birine karşı savaştırıyor. Türkiye ne yapıyor? Türkiye Amerikan tezleri istikametinde kendisine biçilen rol modeli icra ediyor. CUMHURBAŞKANI PAPAYI TÜRKİYE'YE DAVET ETTİÐİ MEKTUBU “BU ÜLKENİN GERÇEK SAHİBİ MÜSLÜMANLARI RENCİDE EDECEK BEYANLARLA DOLU” Cumhurbaşkanımız Türkiye'de yaşayan herkesin Cumhurbaşkanıdır. Papayı Türkiye'ye davet ediyor ve bu mektup baştan sona kadar bu ülkenin gerçek sahibi olan Müslümanları rencide edecek beyanlarla dolu. Bu beyanları AKP'nin dış politikasından ayrı tutmak mümkün değil, kıyaslar yapılıyor. Bu iktidarın Avrupa Birliği politikası yanlış. Netice itibariyle bu yanlış, din ve ahlak politikaları eğitim politikası, ekonomik politikalarla Türkiye'nin gideceği yer büyük bir felakettir ve biz büyük bir felakete doğru sürükleniyoruz. Bundan kurtuluşun tek yolu var. Bu millet milli görüş etrafında kenetlenecek ve yedi ay sonra yapılacak seçimlerde Saadet Partisi'ni tek başına iktidara taşıyacak. Başka yolu yok, başka çaresi yok. Rakamlar ortaya konuluyor bunlar çoğunluk sizler azınlıksınız. Ey milletim bunları çoğunluk yapanda sensin, kendin olan milli görüşü azınlık yapanda sensin, kendi suçunu bana yıkma. Türkiye'de önümüzdeki seçimlerde yurt içinde ve yurt dışında ortalama 57 milyon insan oy kullanacak her bir seçmen için şunu söylüyorum. Ey seçmenlerin “her birisi siz saadet iktidarına kendi oyunuz kadar yakınsınız” AKP'ye, CHP'ye, MHP'ye verdiğiniz oylar saadete verilsin Saadet Partisi Türkiye'de en fazla oyu alan parti olacak. Neden kendi suçunu benim sırtıma atıyorsun. Ben sana geliyorum hak ve hakikatı anlatıyorum, duyuruyorum, sen kendine göre gerekçeler ortaya koyarak o gerekçelerle götürüp oyunu AKP'ye veriyorsun, oyunu CHP'ye veriyorsun, oyunu MHP'ye veriyorsun dolayısıyla saadete oy vermediğin için saadet bu duruma düşüyor, öbürlerine oy veriyorsun onlarda başkalarına çalışıyorlar sana değil ki. Bunun için bu memleketin tek çaresi milli görüştür Saadet Partisidir. Saadet Partisi doğru hak anlayışına göre Türkiye'yi yeniden inşa edecek. Türkiye'yi yaşanılabilir Türkiye haline getirecek, herkes bu ülkede inandığı gibi yaşama hakkına sahip olacak, Türkiye yeniden büyük Türkiye haline gelecek, bu coğrafyada kontroller Amerika'nın elinde olmayacak, AB'nin elinde olmayacak, D8'lerin elinde olacak, yeniden büyük Türkiye demek D8'lere ağabeylik ve patronluk yapmak demek. Yeni bir saadet dünyası kuracağız bütün dünya insanlığı doğru hak anlayışına dayanan bir adil düzenle huzura ve refaha kavuşacak. Biz bunun tek çaresiyiz. Dolayısıyla buraya yönelmeden, burayı dikkate almadan, çözümü burada görmeden bu milletin iki yakası bir araya gelmeyecek ve büyük bir savaşa doğru sürükleniyoruz. “Çözüm süreci aldatmacasıyla bu ülke bölünüyor.” Fikren bölünmüşüz üç kişiyi bir araya getirin ortaya bir mesele atın bu üç kişi hep birbiriyle kavga ederek ayrılıyor. O diyor bana göre, diğeri diyor bana göre, kimse ilmin gerçeklerine göre gitmiyor herkes bana göre kavga ederek oradan ayrılıyor. Halbuki biz Müslümansız hiçbir meselede anlaşamıyoruz neden, çünkü düşüncelerimizin arasına büyük duvarlar örülmüş farkında değiliz. Fikren bölünmüşüz parçalanmışız kendi içimizde kavgalı bir toplum haline gelmişiz. Bu ancak milli görüşle önlenebilir. Saadet partisi olarak faizi kaldıracağız, üretimi artıracağız, Yozgat'a tersine göç başlayacak burada yarım kalan fabrikalarımızı yeniden inşa edeceğiz, aile yapımızı yeniden inşa edeceğiz, besmelesiz eğitimi besmeleli eğitim haline getireceğiz. Gençlerimiz pırıl pırıl gençler haline gelecek. Kendimizin karar mekanizmalarını oluşturacağız. İslam birliğini, İslam natosunu kuracağız. İş birlikçilikten hayır gelmeyeceğini birkez daha ifade ediyorum. 

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!